Saç Ekimi

Bu hizmet sadece Bahçeci Sağlık Grubu bünyesinde yer alan Kosova Tüp Bebek Merkezi ve Özel Dal Hastanesi’nde ve Erbil Tıp Merkezi’nde uygulanmaktadır.

Saçlar neden dökülür ?

Erkeklerde ve kadınlarda saç dökülmesinin birçok nedeni vardır. Erkeklerdeki “androgenetik tip kellik ya da “erkek tipi saç dökülmesi” olarak adlandırılan dökülmenin nedeninin kalıtımsal olmasıyla birlikte, saçların dökülebilmesi için“dihidrotestosteron” (dht) hormonunun varlığı da gerekmektedir. Erkeklerdeki testosteron hormonu 5- alfa redüktaz adlı enzim tarafından dihidrotestosteron (dht) hormonuna dönüştürülür. Bir erkekte kalıtımsal olarak 5- alfa redüktaz enzimi ne kadar fazla ise saç dökülmesi de o kadar erken yaşta başlar ve kellik de o kadar ileri safhaya ulaşır.

Kadınlarda da saç dökülmesinin en yaygın nedeni yine kalıtımsaldır. Hem anne hem de baba tarafından aktarılabilir. Bunun yanısıra bazı hormonların da kadınlardaki saç dökülmesinde etkili olduğu bilinmekte ise de bu konudaki çalışmalar henüz devam etmektedir. Ayrıca daha seyrek görülmekle birlikte, tıbbi tedavi ile önlenebilir saç dökülmeleri de vardır. Bunlar arasında tiroid fonksiyon bozuklukları, demir eksikliği, yüksek ateşli hastalıklar, genel anestezi ya da yakın zamanda cerrahi işlem geçirmiş olmak, çok sıkı diyet uygulamak, doğum ve kullanılan bazı ilaçlar sayılabilir. Bunun yanısıra bazı saçlı deri hastalıkları da dökülmenin nedenleri arasındadır. Stres de genetik nedenli saç dökülmesini arttıran nedenlerden biridir. Ancak genetik (kalıtımsal) olarak saç dökülmesine eğilimli olmayan kişilerde ve hormonların rolü olmadan tek başına stres bir dökülme nedeni değildir.
Saç dökülmesi konusunda birçok yanlış fikir de ortaya sürülmektedir. Saçlı derideki kan dolaşımının bozulması, saç foliküllerinin deriye açılan deliklerinin tıkanması ya da sık şampuan kullanmak saç dökülmesini arttırmaz.
Her erişkin insan normal olarak günde 30 – 80 arasında saç teli kaybeder. Eğer saç yenilenme fazı dengeli ise bu normal günlük dökülme saç sayısının azalmasına neden olmaz.

Erkek tipi saç dökülmesi, önce ön bölgelerden saçların kalınlığının ve uzamasının azalması şeklinde başlar. Saçların kulak üstü bölgesinden başlayarak ensenin üstündeki bölgelere kadar olanları genetik olarak hayat boyu dökülmemeye programlıdır. Bu yüzden saç ekiminde kullanılan saç folikülleri de hayat boyu kalıcı olmaları nedeniyle bu bölgeden alınmaktadır. Saçları dökülmeye yeni başlamış birisinde saç dökülmesi tıbbi tedavi ile yavaşlatılabilir. Etkili olabilmeleri için bu ilaçların hayat boyu kullanılmaları gerekmektedir.

Saç ekimi kelliğe kesin ve kalıcı bir çözüm sunar.

Hem erkeklerde hem de kadınlarda uygulanabilen ve lokal anestezi altında yapılan cerrahi bir işlemdir. Fue (foliküler ünite eskstraksiyonu) yöntemien yeni saç ekimi tekniği olarak kendini kabul ettirmiştir. Fue yöntemi “mikrogreft”lerden oluşur ve her mikrogreft üzerinde 1, 2 veya 3 saç kökü bulunur. Tamamen dökülmüş veya seyrelmiş alana uygulanabilir. Saç ekiminde en son trend olan ”mikrogreft” tekniğinin ortaya çıkışı ve başarıyla kullanılması, daha ağır olan diğer kellik cerrahisi tekniklerini gereksiz hale getirmiştir.fue tekniğinde. Ensenin üst kısmından yanlara kadar uzanan ve genetik olarak dökülmemeye kodlanmış olan saç köklerinin bir kısmı dökülmüş alanlara nakledilir.

Bu teknikte mikrogreftlerin alınacağı bölgede ameliyattan hemen önce saçların çok kısa kesilmesi gerekmektedir. Lokal anestezi yapıldıktan sonra bir motora bağlı yaklaşık 0,7 – 0,9 mm çapında yuvarlak bir bisturi, yine bir kulağın üzerinden başlayıp ense üzerinden geçen ve diğer kulağın üzerine kadar uzanabilen bölgeden çok sayıda mikrogreft çıkarır. Yani bu teknikte bant şeklinde saçlı deri çıkarılması yoktur. Alınan bu mikrogreftler mikroskop altında ayrılır, büyüklüklerine göre gruplandırılır ve saçsız alanda açılan mikroskopik yarıklara yerleştirilir. Sonucun doğal olabilmesi için saçsız alanda açılan mikro yarıkların dağılımının ve yönlerinin belli bir metoda göre yapılması gerekmektedir. Bu işlem bilgi ve tecrübe gerektirir:

Fue tekniğinde sonuçlar son derece doğal ve memnuniyet vericidir.

Saç ekimi öncesinde dikkat edilmesi gerekenler :

Ameliyattan 15 gün öncesinden başlayarak aspirin ya da kan sulandırıcı başka bir ilaç alınmamalıdır.
Omega-3 kapsülleri, balık yağı ve bitkisel çaylar (normal çay ve yeşil çay hariç) ameliyattan 1 hafta önce durdurulmalıdır.
Ameliyattan 1 gece önce alkol almaktan kaçınılmalıdır.
Ameliyat sabahı mutlaka tok karna gelinmelidir.

Saç ekimi sonrası :

Saç ekimi hastanede yatmayı gerektirmez. Ameliyat sona erdikten sonra hasta evine gidebilir. Ameliyattan 48 saat sonrasına kadar aspirin ya da kan sulandırıcı diğer ilaçlar, ayrıca omega-3 alınmamalıdır. Eğer ağrı kesici, ödem önleyici ilaçlar ve antibiyotik yazıldıysa bunlar reçeteye uygun olarak kullanılmalıdır. Saç ekiminin yapıldığı günün gecesi 45 derecelik açıyla dik yatılmalıdır.
Saç ekiminin ertesi günü kontrole gelinir. Saç ekimini takip eden 10 – 15 gün içinde ekilen saçlar dökülür. Bu endişelenmeyi gerektirmeyen normal bir durumdur ve saç köklerinin ameliyat sırasında travmatize olmasına bağlıdır. Bu dökülmeden sonra ekilen saçsız alanda 3 – 4 ay saç çıkmayabilir. Daha sonra ekilmiş alanda yavaş yavaş saçlar çıkmaya başlar. Ekilen saçlar en başta diğer bölgelere göre daha yavaş uzar. Birkaç ay sonra büyüme hızı normalleşir. Ekilen saçlar, diğer bölgelerdeki saçlarla aynı uzunluğa 9 – 12 ayda gelir. Dolayısıyla sonuç hakkında bu süre sonunda karar verilebilir.

Saç  dökülmesi ve saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular :

Saçları çok kısa kestirmek ya da kazıtmak saçları canlandırır mı ?
Hayır. Yaygın olan bir inanış olmasına rağmen, saçları kısa kestirmek, kazıtmak, saçlı deri masajı gibi uygulamalar saçları canlandırmaz.

Saç ekimi sonrasında minoxidil kullanmak yararlı mıdır ?
Zorunlu olmamakla birlikte, saç ekimini takip eden 20. Günden itibaren  günde 2 kez %5’lik minoxidil kullanımı ekilen saçların daha çabuk çıkmasını sağlayabilir.

Saç dökülmesine karşi prp uygulamasi
Saç dökülmesine karşı prp uygulaması, kişinin kendi kanından küçük bir miktar örnek alınarak santrifüj edilip içerdiği büyüme faktörleri yönünden yoğunlaştırıldıktan sonra çok ince iğnelerle dökülme bölgesine enjekte edilmesi işlemidir. Vücuda yabancı herhangi bir maddenin kullanılmadığı, tamamen doğal ve güvenli bir yöntemdir. Hem erkek hem de kadınlara uygulanabilir.
Araştırmalar, saçlı deriye yapılan prp uygulamasının kapiller dolaşımı arttırdığını ve saç köklerini uyardığını göstermiştir. Bu yöntemin etkisinin görülebilmesi için 15 gün arayla 4 seans uygulanması, daha sonra da elde edilen olumlu etkinin devam edebilmesi için her yıl 1 – 3 bakım seansının uygulanması önerilmektedir.
Görülen olumlu etkiler, 2. Seanstan itibaren saç dökülmesinin çok net bir şekilde azalması, saçların daha canlı ve parlak görünüm kazanması şeklindedir. Bazı durumlarda uygulamanın 2 veya 3. Aylarından itibaren saçlarda belirgin bir sıklaşma gözlenebilmektedir.
Saç dökülmesine karşı prp, ideal olarak dökülmeye ve seyrekleşmeye başlamış saçlara uygulanır. Tamamen saçsız alanlara tavsiye edilmez. Tamamen saçsız alanlara en uygun çözüm eğer verici alan müsait ise saç ekimidir.


Yandex.Metrica